10:19 pm, alikaya
18 notes
burada müzik var
[Flash 9 is required to listen to audio.]

bisiklet hiç bu kadar güzel olmamıştı benim için.

ilk aldığım gün bi gazla ortaköy’den sarıyer’e pedal çevirmiştim, bugünse moda’dan caddebostan’a kadar aralıksız pedal çevirdim.

daha önce söylemiştim. bisiklet üstünde birisinin mutsuz olması imkansız diye. arkamda taşıdığım kadının da mutsuz olması imkansızmış. 


10:40 pm, alikaya
6 notes
burada müzik var
[Flash 9 is required to listen to audio.]


09:19 pm, alikaya
20 notes
burada müzik var
[Flash 9 is required to listen to audio.]


06:21 pm, alikaya
31 notes
burada müzik var
[Flash 9 is required to listen to audio.]

üç ay önce bana hayatını anlat bize deseler, 26 yıl önce şurada doğdum diye cümleye başlamazdım. kasım ayının başında bi kadın tanıdım ve şu an o’nu çok özlüyorum derdim.

şöyle bir dokunup geçen aşkı unutmak en zor olanı..

terkedilmişsin ve zihnin sürekli onu düşünmekten aşınacak diye korkuyorsun zaman zaman. o’nunlayken kalbin sürekli onu severse aşınır mı acaba diye hiç endişelenmiyorsun ama. ‘sen kendini ne sanıyorsun be adam!’ diye bağırdığın da ‘sevdiğin adam’ diyip sonra o’nu öpebiliyorsun. yeri geliyor çay koymaya üşeniyorsun, ama doğrulup o’nu öpmeye hiç üşenmiyorsun. yeri geliyor o’nun çay bardağı olup soğuk kış günleri içini ısıtmak istiyorsun, yeri geliyor tokası olup her daim saçını koklamak.

o’nunlayken kendini dünyanın en mutlu adamı gibi hissediyordum. peki dünyanın en mutlu adamı bizden ne istersin diye sorsanız, o’nunla mutlu olmaya devam etmek isterim derdim size. yine o’nunlayken zihnimde ne zaman bir film çeksem, sonunda hep evleniyorduk.

ama olmadı işte. beni sevdiğini söyleyerek gitti. çok düşündüm, acaba beni sevdi mi diye. bir insanı sevmek için o’nu anlayabilmek gerekiyordu. giderken beni hiç anlamamıştı. sevmemiş o zaman. bense onu anlamıştım.  o’nun mutluluğu için mutsuzluğu tercih etmiştim en basitinden. 

ara ara odamdan çıkıp, salona gidiyorum. taşındığım günden beri kirli olan camımızı elimle siliyorum. karşı sokağın olduğu görüntü daha da bulanıklaşıyor. zaten bana geldiğinde her defasında arabasını parkettiği o karşı sokakta artık görülecek bir şey yok…

ilk başlarda suçlu kim diye sorup duruyordum kendi kendime. ben suçluydum sanki. ama şimdi bakıyorum da suçlu falan yok. becerememiştik. keşke ilk başta bunu kendime anlatabilseymişim. olmayınca olmuyormuş.

bi ara zaten yaşamıyordum. öyle gibiydi. her şeyden vazgeçmeye hazırdım, ancak hiçbir şeyden vazgeçememiştim. mutsuz olmayı önemsememek gibi kötü bir alışkanlık edinmiştim. o dönem tek ihtiyacım anlaşılmaktı. en büyük mutluluğum kimseye gözükmemekti. insanlara neden benim gibi değiller diye kızıyordum. baktım olmuyor, ben neden herkes gibi değilim diye bu kez kendime kızıyordum. yaz mevsiminde olsaydık, denize girince kendimi daha iyi hissederdim sanıyordum.

yazın gelmesine gerek kalmadı. başka başka şeyler seviyorum bu aralar. hayatında en değerli şeyler neler diye sorsanız; bisikletim, kulaklığım ve coldplay’in bir şarkısı derim heralde. çünkü hayat  bisiklet üzerinde coldplay dinlerken bir başka güzel. bisikletim demişken kendisi şu:


11:08 pm, alikaya
8 notes
iki kişi geyik yapıyor

ben:abi manitası olan kadına yazılır mı? etik değil!
adam:abi kalede kaleci var diye şut çekmiyeyim mi?

09:32 pm, alikaya
47 notes
burada müzik var
[Flash 9 is required to listen to audio.]


03:46 pm, alikaya
6 notes
burada müzik var
[Flash 9 is required to listen to audio.]

manitamla mutluyuz.


07:20 pm, alikaya
7 notes
burada müzik var
[Flash 9 is required to listen to audio.]

sabah uyandım, sen uyumaya  devam ediyordun. seni bir kere öptüm, uyanmadın. kalktım yataktan. tuvalete gittim. işedim. elimi yüzümü yıkadım. yanına geldim öptüm bir kere daha seni. uyanmadın. bilgisayarımı ve aparatlarını çantama koydum. geldim gene öptüm seni. uyanmadın. mutfağa gittim. sandiviçimi hazırladım. yanına geldim. öptüm seni. uyanmadın. gardrobumun önüne geçtim. ne giysem diye karar verdim. gömlek giyeyim dedim. giydim. yanına geldim. öptüm seni. uyanmadın. ipodumu alıp kulaklığımı taktım. odamızın kapısını açtım. çıkarken son kez sana baktım.hafiften uyanıp gülümsedin. kapıyı kapattım. şu an çalan şarkıyı dinleyerek bu soğuk kış sabahı işe gittim.


10:32 pm, alikaya
15 notes
burada müzik var
[Flash 9 is required to listen to audio.]

bu kış manitam olursa hemen koşup bi hırka alcam, ki hırkasının kollarıyla ellerini yok etsin. sora kafam kadar kave bardağı vercem eline. al sana sempatik sevgili.


06:29 pm, alikaya
26 notes
burada müzik var
[Flash 9 is required to listen to audio.]

günlerdir dinlediğim şarkıyı başa sara sara devam ediyordum hayatıma. ¨we never change, do we? no no¨ yapacak pek bi işimde yoktu, odamı keşfederek, koltuk takımlarımın kumaşını nasıl sökebileceğimi öğrenerek, telefonumun sarj kablosunu elimde saat yönünde çevirerek geçirirken vaktimi, ¨ben mutsuz yaşamayı seven birisiyim¨demişti sohbetin ortasında. ağzından çıkan mutsuzluklu cümle ne kadarda samimiydi. aylardır aradığım sorunun cevabını vermişti farkında olmadan.

¨ben mutsuz olmayı hakediyorum¨nokta.

¨ben mutsuzluğu seviyorum¨nokta.

¨benim karakterimi saran bencilliğim sadece mutsuz olmayı hakediyor¨nokta.

anlamıştım herşeyi. aylardır süren değişim sürecim kabuk bağlamaya başlamıştı. değişimin sonuna geliyorum. değişen hayatımda, değişen karakterimde, değişen geleceğimde mutsuzluk vazgeçilmez olacaktı. ben istediğim için.

değiştiğimi farkettiğim an kendimden kaçmaya çalışmamın ne hadar beyhude bir çaba olduğunu yeni yeni farkediyorum. o zamanlar değişmekten korkmuştum ama.

”biz değişiriz aşk değişti sanırız. 
yiterken de böyleyizdir, yitince de..” 

özdemir asaf

şimdi herşey değişti. sen yoksun hayatımda,o yok, şu yok, sizler yoksunuz. başkalarını görüyorum sabahları, başkalarının seslerini duyuyorum, başkalarını zihnimde düşünüyorum, telefon rehberimde yeni yeni insanlar var, kalbimden içeri bi başka kadın girecek falan filan.

oğuz atay’ın tutunamayanlar’da dediği gibi:

 - hayatında ilk defa başka bir insan olma özlemini duyuyorum.- sizin bildiğiniz,sandığınız gibi biri olmaktan sıyrılıp yeniden tanımanız gereken birisi olmayı arzuluyorum.

yani eski hayatıma üstü kalsın diyip terkediyorum.

ha bi de

¨benden, sizden biri yaratmayı nasıl başardınız?¨

yavuz çetin



08:50 pm, alikaya
5 notes
burada müzik var
[Flash 9 is required to listen to audio.]

bu aralar ihtiyacım olan hava,senle avuçlarımızın arasına sıkışacak olan hava.


09:02 pm, alikaya
24 notes
burada müzik var
[Flash 9 is required to listen to audio.]

hayatıma gizemli bir hırsız girmiş gibi yaşıyorum. maddi-manevi neyim var neyim yok çalmış gibi. hiç bir şey hissetmiyorum, hiç bir araç-gereci kullanmak istemiyorum. sadece seni istiyorum.

geçen gördüğüm rüyamdaki gibi çayına şeker atıp karıştırdığımda şaşırıp, beni böyle nasıl sevebiliyorsun ki diye sormanı istiyorum. anlatmadım ben bu rüyamı sana. uyanınca sen orada olmadığın halde şizofren gibi beş dakika daha uyuyalım mı diye sormuştum sana. amacım uyumak falan değildi. uyumuş gibi yapıp soluklarını dinlemekti.

sende esnerken gülen kadın sempatikliği var. sanırım o an kalbime kaçmıştın. sen gülünce, yani bana gülünce 10 kaplan gücünde mutlu oluyorum. 

vapurda arkadaşımla çekirdek çitleterek kadıköy’e geçiyorduk. o’nla çekirdek çıtlatmak varken senle çıtlatıyorum demiştim. sonra da acaba herkes aynı anda çekirdek çıtlatırken tü tü tü diye denize kabuklarını tükürse denizi kaplar mı diye sormuştum. cevap bile vermedi. oysa sen olsan kesin kadıköy’e kadar bu soruyu tartışırdık. 

neyse işte sadece göz kırpabildiğimde yanında olmak istiyorum.


11:58 pm, alikaya
1 note
insanlara mesajım var
amatör dandik çalışmalar - 2

ailenin en küçüğü

ailenin benden sonraki geleni (sağda) diğeri bi küçüğü (solda)

yeni sünnet oldu ondan.


10:02 pm, alikaya
11 notes
burada müzik var
[Flash 9 is required to listen to audio.]

5 dakika daha uyuyalım mı? yani uyumayalım da, uyumuş gibi yaparak birbirimizin soluklarını dinleyelim.


09:19 pm, alikaya
19 notes
burada müzik var
[Flash 9 is required to listen to audio.]

ayrıldık. kim suçlu diye sordu. sustum. saçmaydı çünkü. suç değildi ki bu. sadece beceriksizlikti. beraber olmayı becerememiştik.